OHSAS 18001 Belgesi

OHSAS 18001 Belgesi

OHSAS 18001 Belgesi Nedir ?

Occupational Health and Safety Assessment Series

İş Sağlığı ve İş Güvenliği Değerlendirme Serisi Şeklinde isimlendirilmiş İngilizce isim baş harfleri alınarak standart kodlaması yapılmış kuruluşların İş sağlığı ve güvenliği sistemlerinin nasıl olması gerektiğine dair kriterleri içeren standarttır.

Bu seriler (OHSAS 18001 ve OHSAS 18002) müşterilerin yönetim sistemlerini değerlendirebilecek ve böyle bir standardın uygulamasına kılavuzluk edebilecek tanınabilir,bir iş sağlığı ve iş güvenliği yönetim sistemi standardı hakkındaki acil isteklerine cevaben geliştirilmiştir. 18001: İSG ile birlikte öncülük edecek ve umulan ISO 18001 pazar beklentisi yüzünden kullanılmıştır. Bu seri numarası (söylendiğine göre) software için tahsis edilmişti. Ancak ISO 18001’ in çıkarılmaması üzerine OHSAS komitesi bu numarayı kullandı.

OHSAS 18001:2007 Belgesi / Standardı, 15 Nisan 1999’da, 13 Kuruluşun katılımıyla İngiliz standart teşkilatı BSI (British Standards Institution) tarafından yayınlanmış olan,

Denetime tabi tutulabilir, tetkik edilebilir,

Belgelendirilir ve Uluslar arası iş güvenliği standartları arasından kabul görmüş bir İş Sağlığı ve İş Güvenliği Yönetim Sistemi Standardıdır.

Başa Dön


OHSAS 18001 Belgesi Nasıl Alınır ?

ISO yönetim sistem belgelerinde olduğu gibi OHSAS 18001 Belgelendirme süreci de yapı olarak aynı olmakla beraber sadece aranan kriter ve şartlar değişmektedir. Bu kriter ve şartlar; ISO 9001’ de kalite, ISO 14001’ de çevre, ISO 22000’ de gıda güvenliği, iso 27001’de bilgi güvenliği, iso 50001’ de enerji vb. gereksinimleri olmakla beraber OHSAS 18001’ de İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Gereksinimleri’ dir.

OHSAS 18001 Belgesi alımı için süreç aşağıdaki şekilde işlemektedir;

•Başvuru ve Sözleşme Süreci:

ISQ, işinizi, sektörünüzü, gelişmişlik durumunuzu, sağlık ve güvenlik gereksinimlerini bilmesi için OHSAS 18001 Belgelendirme Başvuru Formu’ nu doldurtur.

Başvuru Formuna istinaden bir OHSAS 18001 Fiyat Teklifi/Sözleşmesi sunar. Sunulan teklif/sözleşme şartlarında mutabakatı sağlar. Bu bilgiler, değerlendirme kapsamını doğru bir şekilde tanımlama ve akreditasyon şartlarını karşılama noktasında değerlendirme sürecine girdi sağlar.

•Değerlendirme Süreci:

Değerlendirme bir ISQ Değerlendiricisi bir Baş Denetçi kullanılarak muhafaza edilir, dosyalanır. Bu değerlendirme, İlk Belgelendirme için OHSAS 18001 Denetimini oluşturan iki zorunlu ziyaret planını ve ziyaretleri içermektedir. Dikkate alınması gereken önemli konu ise, yönetim sisteminizin en az 3 hafta boyunca çalışır durumda olduğunu ve bir yönetim gözden geçirme değerlendirmesine ve tam bir iç denetim döngüsüne tabi olduğunu gösterme yeteneğine sahip olmanız gerektiğidir.

•İlk Belgelendirme 1. Aşama Denetim Değerlendirmesi:

1. Aşama denetim değerlendirmesinin amacı; şirketinizin tam bir iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi değerlendirmesine hazır olduğunu teyit etmektir. Bu değerlendirme, şirket merkez ofisinde gerçekleşir ve bir dokümante bilgi değerlendirme denetimi şeklinde olur.

Bu denetim değerlendirmesinde OHSAS 18001 Baş Denetçi;

-Belgelendirme başvuru prosedürü ile gönderdiğiniz bu verilerin doğruluğunu teyit eder,

-Yönetim sisteminin konvansiyonel sistemin gerekliliklerine uygunluk durumunu teyit eder,

-İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Yönetim Sistemi’ nin işleyişini doğrular,

-OHSAS 18001 Kapsamı’ nı doğrular,

-Yasal mevzuat uyumunu değerlendirir ve doğrular.

Değerlendirme Sonucunda Baş Denetçi:

-Herhangi bir uygunsuzluğu veya denetim sürecinin bir diğer aşamaya ilerleme şansını tanımlayan bir rapor hazırlar. Gerekirse, üzerinde anlaşmaya varılmış bir düzeltici eylem programını raporunda belirtir.

Not: Uygunsuzluk var ise kapatıldıktan sonra 2. Aşama programına geçilir.

-2. Aşama denetim değerlendirme ziyaretinin planlanma konusunda, şirket ile uygun bir zaman tespiti yapar.

-2. Aşama OHSAS 18001 Denetim Planı’ nı oluşturur. Denetim Plan Formu’ nu doldurur.

•İlk Belgelendirme 2. Aşama Denetim Değerlendirmesi:

2. Aşama saha değerlendirme denetimindeki amaç; İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi’ nin kriter ve şartlarının gerektirdiği taleplerin tam olarak karşılandığını teyit ve tescil etmektir. Faaliyetlerinizi dış sahalarda gerçekleştiriyorsanız veya sertifikanızın erişim alanı içinde ihtiyaç duyduğunuz 1' den fazla iş adresine sahipseniz, Baş Denetçinin de bu faaliyetleri ilgili yer adreslerinde denetlemesi gerekecektir.

Bu aşamadaki denetim değerlendirmesinde Baş Denetçi;

-Uygulanan yönetim sisteminin şeklini, yapısını, uygulamalarını ve uygunluk durumunu objektif kanıt toplayarak kayıt altına alır,

-Belgelendirme Kapsamında tanımlanan faaliyetlerim ve süreçlerin örneklendirme metodu ile denetimini gerçekleştirir,

-Yönetim sisteminin dış saha faaliyetleri varsa oralarda da sistemin etkinliğini değerlendirmek için denetimler yapar,

-Ortaya çıkan uygunsuzlukları veya sürekli iyileştirme için fırsatları belirtir,

-Şirket ile bir ara gözetim programı oluşturur ve ilk yıllık gözetim ziyareti için bir tarih üzerinde mutabakat sağlar.

Baş Denetçinin yönetim sisteminin denetiminde herhangi bir önemli uygunsuzluk tespit etmesi durumunda belgelendirme tavsiyesi yapılır. Şayet uygunsuzluk var ise, düzeltici faaliyetlerin gerçekleşmesi ve bu düzeltmelerin de baş denetçi tarafından kabul edilmesi gerekir. Uygunsuzluk giderme kabulü ve denetim raporu onaylanmadan sertifika verilmez.

Belgelendirmeyi tanımlayan zorunlu prosedür, IAF ve Akreditasyon Organı (IAS, TÜRKAK gibi) rehberleri gereklilikleri gereği uygunluk giderme ve onaylatma faaliyetleri 45 gün ile sınırlandırılmıştır. Bu sürede işlemlerini yapan şirketler İş Güvenliği Belgesi almaya hak kazanır. Bu süre zarfında uygunsuzluk giderme aktivitelerini tamamlamayan şirketlerin 2. aşama değerlendirmesi tamamlanamadığı için sertifikasyon önerilmeyecektir.

•Belgelendirme – OHSAS 18001 Belgesi Yayın ve Alım Aşaması:

2 Aşamalı etkin bir denetim aktivitesinden sonra şirket süreçlerinin ve işlemlerinin OHSAS 18001 Standart Kriterler dahilindeki sertifikanın esas kapsamını karşılayıp karşılamadığı belirlenir. Kriterleri karşılayan şirketler için İş Güvenliği ISO Sertifikası’ nın yayınını, basılı ve dijital halini alırlar.

Alınan sertifika formatları, şirketinizin bağlı olduğu iş güvenliği standartları göstermek ve/veya üçüncü taraflara bilgilendirme yapmak ya da tanıtım, pazarlama için kullanılır.

Başa Dön


OHSAS 18001 Belgesinin Faydaları

Standart uygulandığı taktirde işletmelerin önemli maliyetlerini control altına almaktadır. Bu maliyetler maddi ve manevi’ dir. İşletmeler aşağıda bir kısım faydaları bu system belgelendirmesinde kazanabilmektedirler:

•İşçi Sağlığı ve Güvenliği’ nde işletmelere iş güvenliği uygunluğu prestiji sağlar,

•İşletmede iş güvenliği iyileştirmesi, düzenlemesi sağlar,

•Uluslar Arası ticarette rekabet edebilirlik kazandırır,

•Karlılığı ve verimliliği arttır,

•Ulusal İş kanunlarında uyumu kolaylaştırır ve sağlar,

•İş kazası görünür ve görünmez maliyetlerinden kurtarır,

•Personelinizin değerli olduğu hissiyatını kazandırır,

•istenmeyen olaylardan kaynaklanan kayıpları azaltır,

•işgücünün sağlıklı şekilde devamlılığını ve sürekliliğini sağlayarak,

•İşçi Sağlığı ve Güvenliği çalışmalarını yürüyen işlere (makine ekipman alımları, proses tasarımı, üretim, satış) entegre ederek kaynak optimizasyonu sağlamak,

•İSG performansını yükselterek; motivasyon ve katılımı arttırmak,

•Yeni oluşturulan ya da güncelleştirilen ulusal yasalara ve dünya standartlarına uyum süresini ve maliyetini azaltmak,

•Hastalık ve sakatlıkları azaltarak, çalışanların ve toplumun iyileştirilmesini sağlar,

•Kaynakların etkin tahsisi ile katma değer ve para tasarrufu sağlar,

•Yönetimin hazır bilgi kalitesini iyileştirerek , karar verme kabiliyetini geliştirir,

•İş Sağlığı ve Güvenliği kanunları ile uyumu sağlar,

•Firmanın imajını ve ününü geliştirir,

•Önemli risklere maruz kalma ile ilgili artan anlayış ve bilgi sonucu etkin stratejik planlama yapılması sağlar,

•Denetim sürecinin geliştirilmesi sağlar,

•Organizasyon içinde ve dışındaki guruplar arasında gelişmiş haberleşme aracıdır.

•Zararla sonuçlanabilecek olası tehlikelerin önceden tespiti ve gerekli önlemlerin alınmasını sağlar.

•Çalışanlar işyerinin olumsuz etkilerinden korunur, rahat ve güvenli bir ortamda çalışmaları sağlanır.

•İş kazaları ve meslek hastalıkları sebebiyle oluşabilecek iş gücü ve iş günü kayıplarının en aza indirgenmesi, dolayısıyla iş veriminde artışın sağlanmasıyla üretimin (ürün ve/veya hizmet) korunması sağlanır.

•Çalışanların memnuniyeti, müşteri memnuniyeti artar ve üretim maliyetlerinde azalma sağlanır.

•İş kazası ve meslek hastalıklarının oldukça yüksek maliyetleri en aza indirilir.

•Paydaşlarının (çalışanlar ve aileleri, toplumun, tedarikçiler, müşteriler, hissedarlar) yükselen bilinç düzeyinden kaynaklanan istek ve beklentilerini karşılamak.

Başa Dön


İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Nedir ?

1-İş yerindeki çalışanların veya diğer işçilerin (geçici işçiler ve yüklenici personeli dâhil), ziyaretçilerin ve çalışma alanındaki diğer insanların sağlık ve güvenliğini etkileyen veya etkilemesi mümkün olan şartlar ve faktörler.

2-Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK): Aşağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonra bedence ve ruhça arızaya uğratan olaydır.

A.Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada.

B.İşveren tarafından yürütülen iş dolayısıyla

C.İşveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda

D.Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanda

E.Sigortalının işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere topluca götürülüp getirilmesi sırasında.

3-Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) iş kazasını “Önceden planlanmamış, çoğu zaman yaralanmalara, makina ve teçhizatın zarara uğramasına veya üretimin bir süre durmasına yol açan olay.” olarak tanımlamaktadır.

4-Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ise iş kazasını “Belirli bir zarar veya yaralanmaya yol açan, önceden planlanmamış beklenmedik bir olay.” şeklinde tanımlamıştır.

Başa Dön


İş Güvenliğinde Risk Kavramı Nedir ?

İş güvenliğine ilişkin sorunların oluşumunda risk kavramının ortaya konulması önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kavram, tehlike, zarar olasılığı, bu tehlike ya da zararın işçiler ya da tüm işletme sistemine ilişkin olması anlamında kullanılmaktadır. Risk kavramının sorunlu yanı, riski kavramlaştırmak bir başka deyişle tüm boyutlarının ortaya konulmasının oldukça karışık bir süreç olmasıdır. Genel olarak iş yerlerinde risk faktörleri denildiği zaman ortaya şu şekilde bir sınıflandırma çıkmaktadır:

Fiziksel iş çevresinden kaynaklı riskler: Makine ve ekipmanlar, gürültü düzeyi, sıcaklık, ışık, çeşitli kimyasal faktörler.

İş yerinde işçilerin davranışlarından kaynaklı riskler

İşin organize edilme biçiminden kaynaklı riskler: Çalışma süre ve zamanları, işin akış hızı.

Bir bütün olarak işletme sisteminden kaynaklı riskler.

Güvenli iş ortamının oluşturulması çalışmalarında, çeşitli faktörlerden kaynaklı risklerin görünür kılınması bir başka deyişle analiz edilmesi, yapılması gereken öncelikli ve en önemli unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.

Rosmussen, iş yerlerinde işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin risk analizinin günümüzde bilimden çok bir sanat olduğunu söylemektedir. Bu özellikle, bireyden kaynaklı riskler ve bu risklerin oluşumundaki faktörleri ortaya koyma sürecine ilişkin bir görüştür. Çalışma ortamında insan davranışlarından kaynaklı risk faktörlerini açıklamaya çalışan çeşitli çalışmalar bulunmaktadır.

Bu çalışmalardan ilki, Dedobbler ve Beland'ın kurum-işyeri kültürünün, işçilerinin risk algısını etkilediği, bu nedenle de insan faktöründen kaynaklı riskleri azaltmada işyeri yapısına odaklanılması gereğini ortaya koydukları çalışmalarıdır. Bu noktada işyerlerindeki kurumsal faktörler, risk analiz sürecinde ön plana çıkmaktadır.

Wilde ise, insandan kaynaklı risklerin oluşumunda bireyleri motive eden ya da güdüleyici bir takım unsurların önemine dikkat çekerek, bireyleri güvenli olma yönünde uyaran, güdüleyici sistemlerin hem iş verimliliğini arttıracağını, hem de kaza olasılığını azaltacağını söylemektedir. Bu noktada bireysel özellikler, risk analiz sürecinde ön plana çıkmaktadır.

Dejay, Gerhan ve Murphay ise, risk azaltma stratejilerinin çok boyutlu olduğu gerçeğine işaret ederek, iş analizinde sadece örgütün ya da sadece işçilerin davranışlarının değil bir çok unsurun ele alınması gerektiğini belirten İŞ SİSTEMİ MODELİ' ni ortaya koymaktadırlar. Bu model risklerin oluşumunda, iş davranışının, işçinin, işin yapısının ve çevresel/kurumsal özelliklerin bir bütün olarak, etkili olduğunu anlatmaktadır.

Genel bir değerlendirme yapıldığında, bu tür çalışmaların amacı, çalışma ortamında risk faktörlerinin tanımlayarak, riskleri azaltmak ve kazalar olmadan önlemektir. Önleme aşaması ise aktif ve pasif önlemler olmak üzere iki grupta toplanabilir. Aktif önlemler, çalışanların iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin davranış değişimlerini sağlayacak yöntemler içerirken, pasif önlemler demeti işçilerin edilgen bir biçimde katıldığı çeşitli eğitim çalışmalarını içermektedir. Bu önleyici çalışmaların bir kısmı sadece çalışan ya da örgüt üzerinde odaklanırken, etkin olarak değerlendirdiğimiz çalışmalar ise, hem çalışan hem örgüt üzerine odaklanan ve bütüncül bir risk analiz sürecini içeren çalışmalar olmaktadır.

Başa Dön


İş Güvenliğinin İlkeleri Nelerdir ?

1.Tanımı

İş güvenliğinin tanımı değişik biçimlerde yapılmaktadır. Genel bir yaklaşım sağlamak amacıyla, yapılan tanımların hepsinde olan ortak vurguları da dikkate alarak şu şekilde tanımlamak olasıdır. İşyerlerinde işin yapılması sırasında çalışma ortamındaki çeşitli etmenler nedeniyle çalışanların karşılaştıkları sağlık sorunları ve mesleki tehlikelerin ortadan kaldırılmasına yönelik yapılan sistemli çalışmalara iş güvenliği denir.

2.Genel Önlemler

İş güvenliğini sağlamak hem insani bir zorunluluk, hem de yasal bir yükümlülüktür. İş güvenliğini sağlayarak iş kazalarını önlemek, oluşan kayıpları ödemekten daha kolay ve daha insancıl bir yaklaşımdır. Günümüzde önemli boyutlara ulaşan iş kazalarının yoğunluğunu azaltarak, güvenli çalışma koşulları sağlamak ve böylece işçilerin yaşamasını, sağlığını ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin geleceğini korumak mümkündür. İşletmelerin iş kazalarından doğan kayıplarını azaltmak, üretimin kesintisiz olarak sürmesini sağlamak, işçi devrini azaltmak, işgücü veriminde ve toplam verimdeki artışlarla ülke kalkınmasına yardımcı olmak tüm toplumun yararınadır.

Günümüzde bilimsel teknolojik gelişmelerin yarattığı olanakların iş güvenliğinin sağlanmasına yönelik etkinliklerde kullanılması ile iş kazalarının önemli ölçüde azaltılması olanaklıdır. Dünyada, özellikle gelişmiş ülkelerde bu konuda gözlenen olumlu gelişmeler iş kazalarının azaltılabileceğini göstermektedir. Bunun sağlanabilmesi ve iş kazalarının neden olduğu maddi ve manevi kayıpların azaltılabilmesi için iş güvenliğine yönelik çalışmalara gereken önemin verilmesi zorunludur. İş güvenliğini sağlama amacına, bilimsel araştırmaya dayalı planlı çalışmalar sonucunda geliştirilen güvenlik önlemleri ile ulaşılabileceği unutulmamalıdır. Bu konuda yapılan her türlü harcamanın, sürekli yararlar sağlayan bir yatırım olarak görülmesi gerekir.

Uzun yıllar boyunca yapılan bilimsel çalışmalar, iş kazaları sonucu oluşan kayıpların, iş güvenliğini sağlamaya yönelik güvenlik önlemleri için yapılacak harcamalardan çok daha fazla olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Bu gerçek iş kazalarının neden olduğu maddi kayıplar için söz konusudur. Elbette, iş kazaları sonucu yitirilen insan yaşamlarının değerini ölçmek ve hiç bir maddi değerle karşılaştırmak olanaklı değildir. Üretimin de tüm çabaların da amacı, insanın mutluluğu olmalıdır. Hiç bir gerekçe ile iş güvenliğini sağlayıcı önlemlerin alınması ertelenmemelidir.

3.Temel Yöntem

İş kazalarının birinci dereceden ve doğrudan nedenini oluşturan güvensiz durumlar ile güvensiz davranışlar giderilerek iş güvenliğinin sağlanması olanaklıdır. İş güvenliğinin temel ilkesi, çalışan insanın en dikkatsiz ve güvensiz davranışına karşın iş kazasının oluşmasını önleyecek önlemlerin alınmasıdır. Çünkü, çalışan insanın doğal yapısı gereği ve çok değişik etkenlerin etkisi ile üretim sürecinde güvensiz davranışlarda bulunması her an olasıdır. Bu güvensiz davranışa karşın, iş kazasının oluşumunu önleyecek güvenlik önlemlerinin geliştirilmesi gereklidir. Bu ise işyeri ortamından, üretim sürecinden, üretim araçlarından, yönetim ve denetim aksaklıklarından kaynaklanan tehlikelerin saptanmasını ve ayrıntılı çözümlemelerinin yapılmasını gerektirmektedir. İş güvenliği konusunda yapılan bilimsel çalışmalar, iş kazalarının nedenlerini oluşturan güvensiz durumlar ve güvensiz davranışların üretim sürecindeki hangi aksaklıklardan kaynaklandığının saptanmasının büyük önem taşıdığını göstermektedir.

İş kazalarına neden olan tehlikelerin saptanarak çözümlemelerinin yapılmasından sonra, iş güvenliği önlemlerinin belirlenerek uygulanması gereklidir.

Tehlikelerin Saptanması

İş güvenliği çalışmalarında en önemli ve ilk aşamayı üretim sürecinden ve işyeri ortamından kaynaklanan tehlikelerin saptanması oluşturmaktadır. Böylece oluşabilecek herhangi bir iş kazasını önceden saptamak olanaklıdır. Yapılan bilimsel araştırmalar, toplam iş kazalarının yüzde 50'sini oluşturan tehlikelerin kolayca saptanabileceğini göstermektedir. Geriye kalan tehlikelerin saptanması için ise, kapsamlı ve sistemli çalışmaların yapılması gereklidir.

İş kazalarının oluşmasına neden olan tehlikeli durumların saptanması için işyerinin, üretim teknolojisinin, üretim araçlarının, kullanılan ham ve yardımcı maddelerin, elektrik tesisatı ve el aletlerinin yapısı, niteliği ve özellikleri incelenmelidir. Üretim sürecinden ve yapılan işin niteliğinden kaynaklanan tehlikeler belirlenmeli, yoğunluğuna ve önemine göre sıralanmalıdır.

Tehlikelerin saptanması amacıyla kaza istatistikleri değerlendirilmeli ve kaza analizları yapılmalıdır. Önceki yıllara ait kaza istatistikleri incelenerek kazaların nerede, nasıl ve hangi nedenden meydana geldiği saptanmalıdır. Yapılan araştırmalar genelde toplam kazaların yüzde 0.3'unun ağır yaralanma veya ölüm, yüzde 8,8'inin geçici iş göremezlik, yüzde 90,9'unun ise yaralanmasız olarak maddi hasar ile sonuçlandığını ortaya çıkarmıştır.

Her iş kazasından sonra güvensiz koşul ve güvensiz eylem saptanmalı, değerlendirilmeli ve sonuçları kayıtlara geçirilmelidir. Kaza analizlerinin amacı kaza nedenlerini ve oluş biçimi ile ilgili en doğru ve geçerli bilgiyi almaktır. Tam ve doğru olarak yapılmış bir analiz daha başka veya benzeri kazalardan korunma bakımından büyük önem taşımaktadır. Böylece görülemeyen tehlikeleri ortaya çıkarmak olanaklıdır.

Büyük, küçük, hasara yol açan, yaralanmayla , yaralanmasız sonuçlanan bütün kazaların analizi yapılmalıdır. Çünkü, her 601 kazadan 1 tanesi ölüm veya sürekli iş göremezlik, 100 tanesi geçici iş göremezlik gerektiren yaralanma ile sonuçlanmakta ve 500 tanesi ise yaralanma olmaksızın gerçekleşmektedir. Kaza istatistiklerinin değerlendirilmesi sonucu varılan bu özellikden tehlikenin önceden saptanması amacıyla yararlanılmalıdır. Her küçük hasarla, yaralanmasız geçiştirilen kaza, daha sonra oluşabilecek tehlikeli kazaların habercisidir. Bu nedenle bütün kazaların istatistiklere ve kayıtlara geçirilmesi, ayrıntılı olarak analizlerinin yapılması gereklidir.

Kaza analizi işyerini ve üretim sürecini iyi bilen, yansız olabilecek bir uzman eleman tarafından, kazanın oluşunu izleyen zaman içinde hemen yapılmalıdır. Doğru kanılara varabilmek ve iş kazasının oluşmasına neden olan tehlikeyi tüm yönleri ile saptayabilmek için kaza analizinin erken yapılması büyük önem kazanmaktadır.

Tehlikelerin Saptanması

Saptanan tehlikeler ayrıntılı bir şekilde sıralanmalıdır. İşyerindeki tehlikeli durumların niteliği, nedenleri ve sonuçlarının ne olacağı saptanmalıdır. Tehlikelerin çözümlenmesi çalışmalarında işyerinde oluşan kazaların soruşturulması, daha sonra oluşabilecek kazaların önlenmesine yönelik olmalıdır. İş kazalarına neden olan tehlikeli durumların ve davranışların niteliği ve nedenleri belirlenmelidir. Bu nedenle kaza soruşturmalarında doğru bilgi almak amacıyla sorulacak soruların içeriği ve soru sorma biçimi çok etkilidir. Sorular görgü tanığının kanılarını değil, kaza ile ilgili görgü ve bilgisini saptamaya yönelik olmalıdır. Görgü tanığı ile yalnız görüşülmeli, kazadan önceki durum ile ilgili ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Kaza oluşuncaya kadar geçen her türlü olay öğrenilmelidir. İş kazasına uğrayan ve zarar gören kişilerin iş geçmişleri, yaşları, cinsiyetleri, eğitim durumları, aldıkları ücretler ve aile yapıları incelenmelidir. Ayrıca, kaza geçiren işçinin psikolojik yapısı, yorgunluk ve sağlık durumu araştırılmalıdır. Kaza soruşturmaları ile iş kazalarına neden olan tehlikelerin çözümlenmesinin yapılması amaçlanmalıdır. İşyerinde üretim süreci, yapılan işin niteliği ve kullanılan üretim araçları incelenerek, kaza soruşturmaları ve istatistiklerden yararlanılarak tehlikeli durumların nedenleri ve oluş biçimleri çözümlenmeli, önem ve önceliklerine göre sıralanmalıdır. Saptanan tehlikelerin niteliğine göre kaza olasılıkları hesaplanmalıdır. Buna göre öncelik sıralaması yapılmalı ve güvenlik önlemleri geliştirilmelidir.

Güvenlik Önlemlerinin Geliştirilmesi

Saptanan ve çözümlemesi yapılan tehlikelerin niteliğine göre alınması gerekli güvenlik önlemleri belirlenmelidir. Çalışma koşulları ve üretim yöntemleri dikkate alınarak tehlikeleri ortadan kaldıracak güvenlik önlemleri geliştirilmelidir.

Tehlikeli durumları gidermek, güvensiz davranışları düzeltmek ve oluşabilecek kazaları önlemek amacıyla yapılan işin niteliğine ve üretim araçlarının işlevine uygun olarak koruyucu çeşitleri saptanmalı ve en etkin olanı seçilmelidir.

İşyeri düzeni, zemin durumu, makine koruyucuları, kişisel korunma araçları, iş makinaları ile işyerlerindeki aydınlatma, havalandırma, ısı ve gürültü düzeyi yapılan işin niteliğine, sağlık ve güvenliği sağlamaya uygun hale getirilmelidir. Üretim sürecindeki işlemlerin çözümlemesi yapılarak tehlikeleri giderecek şekilde yeniden düzenlenmesi sağlanmalıdır. Üretim sürecinin gerektirdiği işlemleri yürütecek olanlar bireysel yöntemlerle eğitilmelidir. Çalışanların yanlış ve güvensiz hareketlerinin etkileri ve oluşturabileceği tehlikeli durumlar saptanarak, doğru ve güvenli davranışlar belirlenmelidir.

Güvenlik Önlemlerinin Uygulanması

Saptanan ve çözümlemesi yapılan tehlikeleri gidermek amacıyla geliştirilen güvenlik önlemleri projelendirilerek uygulamaya konmalıdır. Alınan güvenlik önlemleri ve geliştirilen koruyucular tehlikeyi tamamen ortadan kaldırmalı, çalışmayı zorlaştırmamalı, kendisi tehlike oluşturmamalı, bakım ve kullanımı kolay olmalıdır. Alınan önlemler uygulamaya konulan güvenlik kuralları sürekli olarak denetlenmeli, herhangi bir aksaklık oluşmasında hemen giderilmeli ve yeniden düzenlenmelidir.

Üretim süreci değişken nitelik taşımakta, sürekli devingenlik göstermektedir. Uygulamaya konulacak güvenlik önlemleri de buna uygun olmalıdır. İş güvenliği önlemlerinin alınmasından sonra da zamanla yeni tehlikeli durumlar oluşabilmektedir. Bu nedenle üretimin her aşamasında kontrol ve denetim aksamadan sürdürülmelidir. Oluşan yada oluşma olasılığı bulunan tehlikeli durumlar saptanmalı, iş tehlike analizleri yapılarak giderilme yöntemleri araştırılmalı ve geliştirilen güvenlik önlemleri uygulamaya konulmalıdır. Ancak, böyle sistemli, düzenli ve sürekli bir çalışma yöntemi ile iş güvenliğinin sağlanabileceği ve iş kazalarının önlenebileceği unutulmamalıdır.

Başa Dön


İşçi Sağlığı İş Güvenliğinin Boyutları ve İlkesel İlişkisi Nedir ?

İşçilerin sağlığının korunması ve geliştirilmesi, toplumun sağlığına yönelik çalışmalar içinde önemli ve vazgeçilmez bir yer tutmaktadır. Bunda işçilerin nüfusun içinde geniş yer kaplhamalarının ve toplumun en örgütlü kesimi olmalarının etkisi büyüktür. Nitekim işçi sağlığı uygulamalarının başarısı da, işçilerin bu örgütlü güçlerini kullanabilmeleri ile yakından ilgilidir. İşçilerin ve sendikalarının sahiplenmediği uygulamalar, yeterli etkiyi yapamamakta ve kısa süre ayakta kalabilmektedir.

Dünya deneyimine baktığımızda, yaklaşık 170 yıldır ayakta durmayı başarabilen uygulamalardan biri, işyerlerinde koruyucu sağlık hizmetlerini yürütmek amacıyla hekim kullanımıdır. Kısaca “işyeri hekimi” diye adlandırılan bu görevliler, işyerlerinde oluşturulan işçi sağlığı iş güvenliği hizmet zincirinin, çoklukla, başını çekmektedir.

Yüzyıllar boyu yapılan tartışmalar, elde edilen deneyimler, politika düzeyinde “işçi sağlığına önem ve öncelik verme” ile “insan haklarına ve bunun temeli olan sağlıklı yaşam hakkına saygı gösterme”nin birbirine koşut olduğunu ortaya koymuştur.

“Kaza geliyorum der”. Eğer gerekli önlemler alınmamışsa, kaza kaçınılmaz olarak ortaya çıkacaktır. Aynı olgu, meslek hastalığı için de geçerlidir. Bundan ötürüdür ki, işçi sağlığı alanındaki çalışmaların önemli bir bölümü, çalışma koşullarının daha verimli hale getirilmesine ve çalışma ortamının sağlık tehlikelerinden arındırılmasına dayanır. Bu sağlandığından bile, üretimin dinamik karakteri dolayısıyla, çalışma ortamının sürekli olarak izlenmesi ve elde edilen düzeydene sapma çıkmamasının sağlanması gerekir. bunun için belirli kurallar ve örgütlenme zinciri ortaya konulmuştur. Hiç unutulmaması gerekli konu, ancak belli mekanizmalara işlerlik kazandırılarak, çalışma koşullarının düzeltilebileceği ve bunun sürekli kılınabileceğidir

Yine unutulmaması gereken bir konu da, sağlığın sosyal boyutundan soyutlanarak ele alınamayacağıdır. İçinde yaşanılan toplumu, toplumsal ilişkileri, kültürel ögeleri ve yaşama koşulları göz önüne almadan sağlıktan söz edilemez. Kendi sağlığının korunması ve geliştirilmesi için çaba göstermek isteyen insanın aynı konumda olanlar dayanışmasına ve örgütlenmesine hoşgörü ile bakılmadan ülkenin sağlık düzeninin çağdaşlaşmasından sözedilemez.

İşçi sağlığı iş güvenliği alanında sosyal etmenleri daha iyi anlayabilmemiz için iki önemli göstergeye gözatmamız gerekmektedir:

1 Yaşama Verilen Değerin Bileşik Göstergesi :

Bu gösterge, tümü birbiriyle etkileşim içinde olan 6 alt-göstergeden oluşmakta ve bir altıgenin köşelerine oturtularak simgeleştirilmektedir. Bu alt-göstergeler şunlardır:

* Gelir düzeyi

* Sağlık

* Çalışma hakkı ve işsizliğin önlenmesi

* Güvence (iş güvencesi ve sosyal güvence)

* Aydınlanma ve bilme hakkı

* Hak arama özgürlüğü ve örgütlenme hakkı.

Bütün bu alt-göstergelerin yaşama geçirilebilmesinin ön koşulu da demokrasinin varlığıdır. Çünkü her biri temel insan haklarındandır. Bunun için de, yaşama verilen değerin bileşik göstergesini simgeleyen altıgenin zeminini “demokrasi” oluşturmaktadır.

2 Maslow’un "Gereksinme Basamaklandırması”

Maslow’a göre, insanlar gereksinmeleri doğrultusunda hareket ederler. Bu gereksinmeler de birbirini izleyen beş basamakta sınıflandırılabilir :

* Fizyolojik gereksinmelerin (yeme, içme, barınma, sağlık vb) karşılanması,

* Kazanımların güvence altına alınması,

* Sevgi gereksinmesinin karşılanması,

* Saygınlık görme gereksinmesinin karşılanması,

* Kendi kendini gerçekleştirme (nitelikleri, özlemleri doğrultusunda hareket etme, self-esteem).

Bunların her biri birer basamağı ve birleşerek de merdiveni oluşturmaktadır. Merdivenin basamakları birer birer çıkılmakta ve sonradan da olsa alttaki bir basamağın çekilmesi, tüm yaşamı allak bullak etmekte; kişiyi “gereksinme duyulan” basamağa döndürmektedir.

İşçi sağlığı iş güvenliğinin boyutlarını kavrayabilmek için üzerinde anlaşma sağlanmış iki tanıma gözatmak gerekmektedir.

Bu tanımlardan ilki, Uluslararası Çalışma Örgütü ile Dünya Sağlık Örgütü uzmanlarının 1950 yılında biraraya gelerek üzerinde anlaştıkları tanımdır : “İşçi sağlığı şunu amaçlar : Her çeşit işte çalışan işçilerin, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden tam iyilik hallerinin kollanması ve geliştirilmesi; çalışma koşullarından ötürü işçilerin sğlıklarını yitirmelerinin önlenmesi; çalışmaları sırasında, işçilerin, sağlıklarını olumsuz yönde etkileyecek etmenlerden korunmaları; işçilerin fizyolojik ve psikolojik yapılarına uygun işe yerleştirilmesi ve bunun sürdürülmesi.

Özetle, işin işçiye, işçinin işe uydurulması.”

Bu tanımlardan ve çağdaş gelişmelerden yola çıkarak, işçi sağlığının boyutlarını da ortaya koyaman şu temel ilkeler sıralanabilir :

1.Temel görev, koruyucu hizmetlerdir.

2.İş ile onun sağlık yönü birbirinden ayrılamaz.

3.Öncelikle üzerinde durulması gereken insandır. Üretim ikinci plandadır.

4.İşçi sağlığı iş güvenliği, her işte çalışanların sağlığı ile ilgilidir.

5.İşçi sağlığı iş güvenliği, yalnızca iş kazalarıyla meslek hastalıklarından oluşmamaktadır.

6.İş kazalarıyla meslek hastalıkları önlenebilir nitelikte olgulardır. Dolayısıyla varlıkları, gerekli önlemlerin alınmadığının göstergesidir.

7.İşçi sağlığı iş güvenliği konusunda, sürekli olarak savunma halinde değiliz. Yalnızca işçinin sağlığının korunması değil, geliştirilmesi de amaçlanmaktadır.

8.Yaşama ve çalışma koşulları birbirinden ayrılmaz.

9.Çalışılan ve çalışılmayan (işsizlik, grev vb) dönemler birbirinden ayrılamaz.

10.İşçi ve ailesinin sağlığı arasında doğrudan bağlantılar vardır.

11.İşçi sağlığı ile iş güvenliği birbirinden ayrılamaz.

12.İşçi sağlığı iş güvenliği, çok-bilimli (multi-disipliner) bir konudur.

12.1. Tıp bilimleri ile ilgilidir. Bunlar içerisinde tek tek uzmanlık dallarıyla ilgisinden sözedilirken, halk sağlığı ile yakın ilgisine dikkat çekmek gerekmektedir. İşçi sağlığı konusu, halk sağlığının içinden doğmuş ama çok özel koşulları dolayısıyla, farklılaşarak ayrı bir bilim dalına dönüşmüştür.

12.2. Mühendislik bilimleri ile ilgilidir. İşçi sağlığı iş güvenliğinin mühendislik bilimleri ile ilgisini iki kümede toplamaktayız. Bunlardan biri dolaylı katkılardır; doğrudan işçinin sağlığını korumak amacıyla yapılmayan ama dolaylı olarak böyle bir hizmet de gören uygulamalardır.

Bunlar arasında, yangına yönelik önlemleri, kaldırma - iletme araçlarının (vinç vs), basınçlı kapların, elektrik sisteminin periyodik kontrollarını sayabiliriz. Diğer bir küme de mühendislik bilimlerinin yaptığı dolaysız katkılardır. Bunlar arasında, ortam ölçümlerini, işyeri ortamına yönelik toplu önlemleri (havalandırma, ayırma, yaş çalışma vb) sayabiliriz.

12.3. Sosyal bilimler ile ilgilidir. Hukuktan, eğitime; sosyal güvenlikten işletme bilim dallarına; psikolojiden, sosyoloji ve sosyal antropolojiye kadar bir çok bilim dalı, işçi sağlığı iş güvenliği ile ilgilenmektedir.

13.İşçi sağlığı iş güvenliği bir ekip hizmetidir. Bu çok-bilimli karakterinin bir uzantısı olarak, eşgüdüm halinde ve çok sayıda uzmandan oluşan bir hizmetin sunulması zorunluluk olmaktadır.

14.İşçi sağlığı hizmetlerinde kurumlararası işbirliği zorunludur.

15.İşçi sağlığı iş güvenliği tüzesinin odak noktasında işyeri hekimi bulunmaktadır.

16.İş hukuku tüzesi bir bütündür.

17.Hukuka saygı bir bütündür.

18.Konunun ekonomik boyutu, hizmet planlayıcılarından sunucularına kadar herkesi ilgilendirir.

19.Bireysel çabalarla ve tek bir işyerinde “mükemmeli yaratma” düşü ile istenilen sonuç elde edilemez. Çünkü ülke ölçeğinden ve bir ölçüde de dünya ölçeğinden soyutlanarak kalıcı sonuçlar alınamaz. Bunun için öncelikle bölgesel işbirliği programlarının oluşturulması gerekmektedir.

20.Bilim ve teknoloji alanındaki hızlı gelişmeler, işçi sağlığı alanındaki bilgilerin de sürekli olarak yenilenmesini getirmekte, dolayısıyla sürekli eğitimi zorunlu kılmaktadır.

21.İşçi sağlığı iş güvenliğinde, araştırma, istatistik ve tarama çalışmaları çok önemli bir yer tutar.

22.İşçilerin sağlığını korumak ve geliştirmek, temelde bir işveren yükümlülüğüdür.

23.işçi sağlığı iş güvenliği hizmetlerinin başarısı, bundan yarar sağlayanların sahiplenmesi ile doğru orantılıdır.

İşçilerin sağlığını koruyabilmek ve geliştirebilmek, sağlıklı yaşam sürelerini uzatabilmek, yukarıdaki temel ilkeler doğrultusunda uygulamayı yönlendirmeyi gerektirir. Bu uğraş, aynı zamandaki yaklaşımdakı yanlışlıkları sergilemekten ve aşmaktan da geçmektedir. Dünya deneyimi, aynı yaklaşımı benimseyen, aynı amacı paylaşan insanların dayanışmasından ve birlikte uğraş vermesinden daha güçlü ve etkili bir kaldıraç geliştirebilmiş değildir.

Başa Dön


İş Kazalarının Nedenleri Nelerdir ?

1.Tanımı

İş kazasının tanımı bu konuda uzman değişik kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanmıştır. Bu tanımlardan bazıları aşağıda belirtilmiştir.

•Belirli bir zarara ya da yaralanmaya neden olan beklenmeyen ve önceden planlanmamış bir olaydır. (Uluslararası Çalışma Örgütü ILO Ansiklopedisi)

•Önceden planlanmamış, çoğu kez kişisel yaralanmalara, makinaların, araç ve gereçlerin zarara uğramasına, üretimin bir süre durmasına yol açan bir olaydır. (Dünya Sağlık Örgütü WHO)

•Aşağıdaki hal ve durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen ve sonradan bedence ve ruhça arızaya uğratan olaydır.

•Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

•İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle,

•Sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

•Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

•Sigortalının, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında. (SGK)

2.Sınıflandırılması

İş kazaları, olayın meydana gelme şekline, olay sonucu oluşan zararın niteliğine, kaza olayının sonuçlarına bağlı olarak değişik şekillerde sınıflandırılmaktadır.

•Yaralanmanın Ağırlığına Göre

•Yaralanma ile sonuçlanan kazalar,

•Bir günden fazla işten uzaklaşmaya neden olacak tedavi gerektirmeyen kazalar,

•Bir günden fazla işten uzaklaşmayı gerektiren kazalar,

•Sürekli iş göremezliğe neden olan kazalar,

•Ölüm ile sonuçlanan kazalar.

•Yaralanmanın Cinsine Göre

•Kafa yaralanmaları (baş, göz, yüz vb.),

•Boyun omurga yaralanmaları,

•Göğüs kafesi ve solunum organları yaralanmaları,

•Kalça, dizkapağı, uyluk kemiği yaralanmaları,

•Omuz, üst kol, dirsek yaralanmaları,

•Ön kol, el bileği, el içi, parmak yaralanmaları,

•Diz kapağı, baldır, ayak yaralanmaları,

•İç organ yaralanmaları,

•Ruhsal ve sinirsel tahribat yapan kazalar.

•Kazanın Cinsine Göre

•Düşme, incinme,

•Parça, malzeme düşmesi,

•Göze yabancı cisim kaçması,

•Yanma,

•Makinalardan olan kazalar,

•El aletlerinden olan kazalar,

•Elektrik kazaları

•Ezilme, sıkışma,

•Patlamalar,

•Zararlı ve tehlikeli maddelere değme sonucu oluşan kazalar.

3.Nedenleri

İnsanlığın temel gereksinmelerinin karşılanması için gerekli olan maddi servetlerin yaratılması, üretim etkinliği ile sağlanabilmiştir. Üretimi gerçekleştirebilmek için ise; işyeri, üretim araçları, enerji kaynakları, hammadde ve yardımcı maddeler ile çalışan insana gereksinim bulunmaktadır. Çalışan insanın işyerinde üretim araçlarını kullanarak bir görev yapması, bir üretimi gerçekleştirmesi sırasında çeşitli etmenlerle karşı karşıya bulunması meslek hastalıklarına yakalanmasına veya iş kazalarına maruz kalmasına neden olmaktadır.

Üretimin ana unsurlarını oluşturan işyeri ortamı, üretim araçları ve çalışan insan üretim süreci boyunca sürekli olarak iletişim ve etkileşim içinde bulunmaktadır. Bunun sonucunda ise çalışan insan açısından çeşitli sorunlar gündeme gelmektedir. İşyerindeki çeşitli fiziksel ve kimyasal etmenler ile mekanik ve ergonomik etmenler çalışan insan üzerinde doğrudan ve dolaylı etkilere yol açmaktadır. Doğrudan etkiler sonucunda kısa sürede zehirlenme, uzun sürede ise meslek hastalığı gibi olaylar ortaya çıkmaktadır. İşyerindeki olumsuz çalışma koşullarının dolaylı etkileri ise iş kazaları şeklinde kendini göstermektedir.

İş kazalarının oluşmasında üretim teknolojisi, üretim araçları, çevre koşullarının yanında sosyolojik, psikolojik, fizyolojik bir çok etken rol oynamaktadır. Ancak, iş kazalarının oluşmasına neden olan etkenlerin tümü temel iki etkene indirgenebilir. Bunlar işyerlerindeki güvensiz durumlar ile çalışanların yaptığı güvensiz davranışlardır.

•Güvensiz Davranışlar

İnsanın çalışma eylemine katılması ve üretim araçlarını kullanarak üretimi gerçekleştirmesi; solunum, dolaşım, kas metabolizması, sindirim, salgı ve merkezi sinir sistemine ait fonksiyonlarının işleme düzeyi ile orantılı olarak sürmektedir. Algılama organlarının iyi ve yeterli düzeyde işlemesi ise insanın bu fizyolojik fonksiyonlarının düzenli ve yeterli ölçülerde gerçekleştirilmesine yardımcı olmaktadır. Doğal yapısı gereği insan organizmasının tümü günlük çalışma süresince belli bir düzeyde enerji harcayarak, belirli ölçülerde iş yapabilme yeteneğine sahiptir. İnsan organizmasına iş gücü ve fiziksel iş becerisinin üstünde yüklenmek yorgunluğa ve yorgunluğun sonucu hareketlerinin ağırlaşmasına neden olmaktadır.

Üretim sürecinde çeşitli alet ve araçlar kullanan, ölçme, kontrol, düzenleme işlevlerini yerine getiren insan, sürekli algılama ve tepki gösterme durumundadır. Bu nedenle çalışan insanın merkezi sinir sisteminin ve duyu organlarının uyanık olması, söz konusu işlevleri yerine getirebilecek yetenekte olması gereklidir. İnsanın doğal yapısı gereği bu yeteneklerin belli ölçülerin ve sınırların ötesine geçmesi olanaklı değildir. İnsanın bedensel ve zihinsel gücünü dikkate almadan iş yükünün düzenlenmesi ve çalışma hızının saptanması sonucunda insanın makine ile uyumlu bir şekilde çalışması olumsuz yönde etkilenmekte ve güvensiz davranışlar ortaya çıkmaktadır.

Güvensiz davranışlar insanın fizyolojik ve psikolojik yapısı ile çevre koşullarından kaynaklanmaktadır. Çalışan insanda genetik bozukluklar, organik yıpranmalar, ergonomik düzen yetersizlikleri ve sağlıksız çevre koşulları güvensiz davranışların nedenlerini oluşturmaktadır. Denge duygusunun az olması, kas gücünün ve bazı beden kısımlarının iyi gelişmemiş olması veya bazı uzuvların dengesiz gelişmesi yada çeşitli hastalıklar sonucu çalışma yaşamına gelinceye kadar insanın yıpranmış olmasından dolayı yetenek azlığı, el becerisi yetersizliği, sinir sistemi ile yönetilen bütün beden hareketlerinin akıcı çalışmasını engelleyen hatalar ve eksiklikler güvensiz davranışların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Üretim sürecine katılan insanın yapmakla görevli olduğu işi, onun fiziksel güç ve zihinsel kapasitesinin üstünde düzenlenmişse, iş düzeni insanın dalgınlık ve dikkatsizliğine neden olacak şekilde tekdüze özellikler gösteriyorsa ya da yapılan işin gerektirdiği ölçüde besin enerjisi sağlanamadığından organik bir zorlanma söz konusu ise, güvensiz davranışların ortaya çıkması ve iş kazalarının oluşması kaçınılmaz olacaktır.

İnsanın yapmakla yükümlü olduğu iş için gerekli ve yeterli eğitim görmemiş yada yeterli beceri ve deneyim kazanmamış olması, yaptığı işin kendisine pis, zor yada sevimsiz görünmesi ve çalışanın kişilik özellikleri dikkate alınmadan iş verilmesi nedeniyle işe uygun işçi yada işçiye uygun iş düzeni kurulmamış olması güvensiz davranışlara kaynaklık etmekte ve iş kazası nedenlerini ortaya çıkarmaktadır.

Çalışan insanın kişiliği, fizyolojik ve psikolojik yapısı, iş yükü, işin niteliği ve çalışma yöntemleri yanında işyeri ortamındaki fiziksel ve kimyasal etmenlerde güvensiz davranışların oluşmasına neden olmaktadır. Çalışma ortamı ve yapılan işin türüne göre değişik nitelikler kazanan çevre koşulları çalışan insanın sağlığını geçici yada sürekli olarak etkilemektedir. Çalışan insanı etkileyen çevre koşulları geniş anlamda düşünüldüğünde; işçinin aile yapısı ve sorunlarından oturduğu eve ve beslenmesine, işe gelip gidişinde kullandığı taşıt araçlarından, yolun uzunluğuna kadar bir çok etkeni içermektedir. Ayrıca, işyerindeki ücret ödeme biçimi, ücret düzeyi, vardiya sistemi, işletme büyüklüğü ve yönetim şekli çalışan insanın davranışlarını olumlu yada olumsuz yönde etkileyen etkenler arasında bulunmaktadır. Çalışan insan, çoğu kendi dışında oluşan etmenlerden olumsuz yönde etkilenerek güvensiz davranışlarda bulunabilmektedir.

İşyerinde çalışanın etkilendiği çalışma koşulları genel olarak sıcaklık, nem, buhar, toz, ışık, gürültü, titreşim, toksit sıvı ve katılar, atmosferik basınç, iyonizan radyasyon gibi etkenlerden oluşmaktadır. Genel olarak çevrenin normal yaşama uygun fiziksel bileşimini değiştiren özellikler taşıyan kimyasal etmenler; çalışma ortamına havayla, gıdayla veya işçinin dış ortamla ilişkide bulunan beden kısımları ile karışmaktadır. Çalışma ortamının kimyasal yapısının değişimi, işyerinde kullanılan veya bulunan solvent, boya, çeşitli tozlar gibi kimyasal maddelerden oluştuğu gibi, mor ötesi ışınlardan ileri gelen ozon ve radyoaktif parçacıklardan ayrılan radon gibi bir kısım fiziksel olayların sonucunda da oluşabilmektedir. Çalışma ortamındaki sıcaklık, nem, hava akımları, yetersiz aydınlatma, gürültü, kirli hava gibi olumsuz fiziksel ve kimyasal etmenler çalışan insanda; yorgunluğa, ilginin dağılmasına, hareketlerin ağırlaşmasına, duyu organlarının yetersiz kalmasına neden olmakta ve bunun sunucunda da güvensiz davranışlar ortaya çıkmaktadır. Çalışma ortamı sadece makinaların bulunduğu bir ortam değil, makinaları çalıştıran, onaran, sürekli olarak bakım ve kontrollarını yapan insanın da bulunduğu bir ortamdır. Bu nedenle çalışma ortamındaki yukarıda belirtilen fiziksel ve kimyasal etmenler, çalışan insanın sağlığına zarar verdiği gibi uzun dönemde organik yeteneklerini kaybetmesine de neden olmaktadır. Böyle bir ortamda ise iş kazalarının oluşması her an olasıdır. Bu koşullar düzeltilmeden iş kazalarının düzeltilmesi olanaklı değildir.

•Güvensiz Durumlar

Güvensiz davranışların yanı sıra iş kazalarının birinci dereceden genel nedenlerini oluşturan temel etkenlerden birisi de işyerlerindeki güvensiz koşullardır. İşyerindeki güvensiz durumlar; üretim sürecinde kullanılan teknolojinin ve üretim araçlarının niteliğinden, iş düzensizliğine, bakım ve kontrolların noksanlığından denetim ve yönetim hatalarına, depolama ve istifleme yanlışlıklarından sağlıksız çevre koşullarına kadar bir çok etkenden dolayı ortaya çıkmaktadır. Üretim sürecinde kullanılan her türlü alet, araç ve makine çalışan insanın yeteneklerine uygun nitelikte değilse, makine ve tezgahların koruyucuları bulunmuyorsa, göstergeleri kolay okunur ve anlaşılır özellikler taşımıyorsa, kumanda mekanizmaları güvenli ve kolay kullanılamıyorsa, bakım ve kontrolları zamanında ve gereği gibi yapılmıyorsa, amacı dışında ve kapasiteleri üzeride kullanılıyorsa güvensiz koşulların ortaya çıkması ve iş kazalarının oluşması kaçınılmaz olmaktadır.

İşyerlerindeki olumsuz fiziksel ve kimyasal etmenlerin oluşturduğu çevre koşulları çalışan insana etkileri nedeniyle güvensiz davranışların oluşmasına kaynaklık ettiği gibi işyerlerindeki güvensiz koşullarında başında gelmektedir.

Üretimde kullanılan teknolojinin niteliği güvensiz durumların başlıca nedenleri arasında bulunmaktadır. Geri ve eski teknoloji ile üretim yapan işyerlerinde iş kazalarının yoğunlaştığı görülmektedir. İşyerlerindeki güvensiz koşulların nedenlerini oluşturan geri ve eski teknolojiye dayalı olarak kurulan işyerlerinde, kuruluşda var olan güvensiz durumlar ve sağlıksız koşulların sonradan düzeltilmesi ve iş güvenliğinin sağlanması güç ve pahalı olmaktadır. Böylece sağlıksız ve güvensiz koşulları içeren işyerleri kurulduğunda genellikle bu olumsuz koşulların sürüp gittiği ve bu niteliklerdeki işyerlerinde iş kazalarının önemli boyutlara ulaştığı görülmektedir.

Makine ve tezgahların koruyucu sistemlerinin bulunmaması yanında, amacı dışında ve kapasitelerinin üzerinde kullanılması, bakım ve kontrollarının zamanında ve gereğince yapılmaması güvensiz koşulların oluşmasına neden olmaktadır. Makine ve tezgahların yerleşim düzeninde, hammaddelerin ve üretilen ürünlerin depolama, istifleme, yükleme ve taşınmasında yapılan yanlışlıklar ve noksanlıklar ile genelde işyeri düzensizliği güvensiz durumların oluşmasını doğurmaktadır.

İşyerinde üretimde kullanılan teknolojiden makine ve tezgahlara, çeşitli araç ve cihazlardan el aletleri ve yardımcı ekipmana, işyeri düzeni ve depolamadan bakım ve kontrollara kadar bir çok aşamada güvensiz durumlar ortaya çıkmakta ve bunun sonucunda da iş kazaları oluşmaktadır.

İş kazalarının birinci dereceden temel nedenleri; çalışan insanın güvensiz davranışları ile işyerindeki güvensiz durumlardan oluşmaktadır.

Değişken bir nitelik taşıyan üretim süreci boyunca yönetim ve denetim eksiklikleri ile işçi ve işverende iş güvenliği bilincinin yeterince oluşmaması iş kazalarının ikinci dereceden dolaylı nedenlerini oluşturmaktadır. Bu nedenleri ortadan kaldırmadan iş kazalarının önlenmesi ise olanaklı değildir.

Başa Dön


Meslek Hastalıklarının Özellikleri Nelerdir ?

İşçilerin, çalışmaları sırasında karşılaştıkları, üretimden kaynaklanan çeşitli etmenlerle iyilik hallerinin bozulması hali, “meslek hastalığı” olarak nitelenmektedir.

1.Meslek hastalığı tanımlanırken, bu tanımlamada amaç önem kazanır. Koruyucu önlemlerin alınması amaçlanıyorsa, yukarıda yapılan tanım yeterlidir. Ama tazmin düşüncesi ön plandaysa, o zaman mutlaka bir kaybın oluşması gerekirki, bunun için bir ödeme yapılabilsin. Bu durumda ancak işgöremezliğe neden olan durumlar, meslek hastalığı olarak nitelenir. Buna karşın meslek hastalıklarını önlemeye çalışanlar için, meslek hastalıklarının işgöremezlik yapması koşulu yoktur.

2.Meslek hastalığı önlenebilir nitelikte bir olgudur. Önlenmesinde, vücuda giriş yolunun bilinmesi önemlidir. bu yolu kapatmaya yönelik “kişisel” önlemler

3.Meslek hastalıkları, yalnızca bir tek etmenin değil, bir çok etmenin birarada etkilediği olgulardır. Bunlar arasında beslenme, bireysel duyarlılık veya varyasyonlar, kullanılan ilaçlar, sigara ve alkol alışkanlığı, şişmanlık vb sayılabilir.

4.Fizyolojik olarak insanın gereksinme duyduğu ortam koşulları, her zaman işin gerekleri ile bağdaşmaz. Sözgelimi soğuk hava deposunda çalışanlar için, işin işçiye değil; işçinin e uydurulması gerekir.

5.Meslek hastalıkları, özellikle, belli işlerde çalışan işçilerde görülen, genel toplumda ya hiç görülmeyen ya da çok düşük sıklıkla görülen hastalıklardır. Ancak, fabrikaların çevresel atıkları dolayısıyla, benzer hastalık tabloları, o bölgede yaşayan kişilerde de görülmeye başlanmıştır. Böylece meslek hastalıkları, giderek çevresel ve mesleksel hastalık”lara dönüşmeye başlamışlardır.

6.İş kazaları dışsal etkilerle ortaya çıkarken, meslek hastalıkları tersine içsel etkilerle ortaya çıkarlar. Meslek hastalıklarına yol açan etmenler, mutlaka, vücuda çeşitli yollarla girdikten sonra, vücutta bir süreç yaşarlar.

7.Meslek hastalıkları, iş kazalarından farklı olarak, uzun zaman sürecinde de ortaya çıkabilirler. Ancak çok kısa süre içinde ortaya çıkabilen meslek hastalıkları da vardır. Ama ne olursa olsun, meslek hastalığına yakalanabilmenin koşulu, bir süre o işyerinde çalışmaktır. Bu süre, büyük ölçüde, sunuk (maruz) kalınan etmenin yoğunluğu ile ilgilidir.

8.Meslek hastalığı sunuk (maruz) kalmanın, hemen ardından çıkabildiği gibi, yıllar sonra da görülebilir.

9.Meslek hastalıkları, en sık görülen hastalıklardan olmadıkları halde, toplumsal önemi olan hastalıklardır. Çünkü, yakalanma olasılığı, bütün atelye çalışanlarını ve gelecekte o atölyede çalışacak olanları kapsar. Kurbanları, yalnızca küçük bir gelir için çalışmak zorunda olanlardır.

10.Çalışma biçimlerinden kaynaklanan bir takım nedenlerle (duruş bozukluğu, psiko-sosyal nedenler) ortaya çıkan hastalıklar vardır ki, bunlar da meslek hastalığı olarak nitelenmektedir.

11.Meslek hastalıklarının tanılarının konulması için özgün örgütlenme ve düzenlemeler gereklidir. Çünkü meslek hastalıkları, ancak bilinçli olarak arandıkları zaman bulunabilirler.

12.Meslek hastalığı tanısı konulabilmesi için, nesnel ve kesin ölçütlere gerek vardır.

13.Meslek hastalıklarının, diğer hastalıklardan farklı, kendilerine özgü tanı ve tarama yöntemleri vardır.

14.Meslek hastalıklarının ortaya çıkarılmasında tarama, araştırma ve istatistik çalışmalarının önemli bir yeri vardır.

15.Meslek hastalığı ile mesleki olmayan hastalığın ayırımı belirli bir bilgi birikimi ve teknik donanım gerektirmektedir. Bu da onun gözden kaçmasına neden olabilmektedir.

16.Meslek hastalıklarının değerlendirilmesinde doz - tepki ilişkisinin önemli bir yeri vardır. “Doz”la, işçinin sunuk kaldığı yoğunluk ; tepkiyle de vücudunun buna yanıtı (belirtiler vs) anlatılmak istenmektedir.

17.Sağlık için zararlı olan çeşitli gaz halindeki maddelerin, eşik sınır değer (TLV) ve en yüksek izin verilebilir konsantrasyonlarının (MAC) izlenmesi zorunludur.

18.Meslek hastalıkları dinamik bir konudur. Bilimsel ve teknik alandaki gelişmeler, sürekli izlenmesini ve sürekli eğitimi zorunlu kılar.

19.Meslek hastalıkları konusunda işçilerin bilgilendirilmesi bir insan hakkıdır.

20.Çalışma süresinin sınırlanması çabaları ile meslek hastalıklarının önlenmesi çabaları arasında yakın bir bağlantı vardır.

21.Meslek hastalığını değerlendirirken hekim, hastasını ve hem de onun çevresini birlikte değerlendirmelidir.

22.Meslek hastalıklarının bir toplumsal faturası vardır.

23.Meslek hastalığına yakalanması, işçinin yalnızca kendisini değil, ailesini de yakından etkiler (Sağlık, psikolojik, ekonomik vs).

24.Meslek hastalığı tanısı, o tanıyı alan işçinin yakın çalışma arkadaşları için, erken tanı olanağı verir. Biz buna toplumsal düzeyde erken tanı diyoruz.

25.Özel olarak korunması gereken kümelerin (çocuk, kadın, sakat, göçmen vb) meslek hastalıklarına yakalanma riski daha yüksektir.

26.Meslek hastalıklarının yaptığı zedelenmeler, genellikle, geri dönüşü olmayan zedelenmelerdir.

27.Meslek hastalığı tanısının geç konulması ya da hiç konulmaması çok boyutlu sorunlara yol açar.

28.Meslek hastalıklarının önlenmesinde, vücuda giriş yolunun tıkanmasına yönelik “kişisel” önlemler, genellikle, son çare olarak kullanılır.

29.Ortam ölçümleri ve periyodik sağlık muayeneleri ile yakınma öncesi veya yakınma - başvuru sürecinde hastalıklar ortaya konulabilir.

30.Meslek hastalıklarının önlenmesi bir ekip işidir.

31.Meslek hastalıklarına yol açan etmenlerin belirli hedef organları vardır; hastalık tablosunu bu organlar üzerindeki etkilerle ortaya koyarlar.

32.Meslek hastalıklarından korunmada şu yöntemler kullanılabilmektedir :

* Yerine koyma

* Yer değiştirme

* Ayırma

* Yaş yöntem

* Havalandırma

* Kapatma

* Kişisel korunma araçları.

33.Meslek hastalıklarının izlenmesi ve denetimi (dolayısıyla uygulama) yetersizse, bütün yük, işçiyi son çalıştıran işverenin üzerinde kalır.

34.Meslek hastalığı tanısı, beraberinde “tazminat”, “yüksek işgöremezlik ödentisi”, “çalışma ortamının geliştirilmesi için yatırım” ve “cezai sorumluluk” getirdiği için, gözlerden saklanmaya çalışılabilmektedir.

35.Toplumda çalışanların bir kaç kümeye bölünmüş olması (işçi, memur, sözleşmeli, kapsam dışı, çiftçi, esnaf vs) ve büyük bir kısmının işçi sayılmaması, onların kendisini işçi saymaması, meslek hastalıkları konusunda tavır geliştirilmesini güçleştirmektedir.

36.Meslek hastalıkları konusunda, politika üreten, uygulamaya yön veren, toplumda güçlü bir odağı bulunması gereklidir.

Başa Dön


Meslek Hastalıklarının Sınıflandırılması Nasıldır ?

Meslek hastalıkları, yol açan etmenlere göre sınıflandırılır :

1.Kimyasal kaynaklı meslek hastalıkları

1.1.Ağır metaller

1.2.Çözücüler

1.3.Gazlar

2.Fiziksel kaynaklı meslek hastalıkları

2.1.Gürültü ve sarsıntı

2.2.Yüksek ve alçak basınçta çalışma

2.3.Soğuk ve sıcakta çalışma

2.4.Tozlar

2.5.Radyasyon

3.Biyolojik kaynaklı meslek hastalıkları

3.1.Bakteri kaynaklı olanlar

3.2.Virüs kaynaklı olanlar

3.3.Biyoteknoloji kaynaklı olanlar.

4.Psikolojik kaynaklı olan meslek hastalıkları

5.Ergonomiye özensizlikten kaynaklanan meslek hastalıkları.

Başa Dön


İş Kazalarının Özellikleri Nelerdir ?

İş kazasının en bilinen tanımı, Sosyal Sigortalar Yasası’nda verilen tanımıdır. Bu tanımın yapılmasındaki temel amaç, hangi durumlar için para ödeneceğini belirtmektir. Bundan ötürü, “iş”in kapsamında olmayan ve “işveren”in sorumluluk alanına girmeyen bazı durumları da kapsayabilmektedir.

Ayrıca “kaza” ile “iş kazası”nı da ayırmak gerekmektedir. Kaza “istenmeyen ve zararla sonuçlanan durum”dur. Tüpgaz ocağının açık kalması, zehirli madde yüklü tankta sızıntıya neden olan çatlak, nükleer santralin patlaması hep birer kazadır; ama işyerlerinde olması bu olayların kurbanlarının “iş kazası” geçirdiğinin kanıtı değildir. Bu saydığımız üç olayda da, kurbanlar, kaza sonucu ortaya çıkan tehlikeli gazlar, radyasyon vb dolayısıyla meslek hastalığına tutulmuşlardır. Çünkü meydana gelen tablo, dışsal bir etki ile değil; vücutta yaşanan bir süreçle (içsel) olarak ortaya çıkmıştır. Demek ki “kaza” ile “iş kazası”nı ayırmak kadar; “iş kazası” ile “meslek hastalığı”nı ayırmak da önemlidir.

“Kaza”nın her zaman, insanda bir yaralanma ya da ölüm meydana getirmesi gerekmez. Bu bize “kılpayı” atlatılan olayların incelenmesi için de yardımcı olur. Çünkü, bugün “kılpayı” atlatılan ya da “küçük” kazalar, daha büyük kazaların ve yaralanmaların habercisidir. Yine her kaza, bir ihmalin, kazaya yol açan etmenlerin önceden görülememesinin sonucudur. Bu bir algılama, yaklaşım ve niyet eksikliğini vurgular ve gelecek için kaygı vericidir.

İş kazası, bir yaralanma veya ölümle sonuçlanan, üretimle ilgili olan ve istenmeyen bir olaydır. Böyle bir tanımlama, bize iş kazalarının önlenmesi için alınabilecek önlemleri, işletme yönetim ve üretim planının bir parçası haline getirme olanağı verir. “İş ile onun sağlık yönü ayrılmaz” derken, “üretimin kesintisiz ve artarak sürdürülmesi” için yapılacak çalışmalarla, çalışanları korumak için alınacak önlemleri birbiriyle kaynaştırıyoruz.

İş kazalarında domino etkisi...

Başa Dön


İş Kazalarının Etkileri Nelerdir ?

1.Sosyolojik

2.Psikolojik

3.Tıbbi

4.Ekonomik

•İşgören Açısından:

Sakat kalabilir (Ancak çalıştığı sürece ücret alabilir, geçimini sağlayabilir). Hayatını kaybedebilir.

•İşveren Açısından:

Üretim ve verimlilik olumsuz yönde etkilenir.

•Ülke Ekonomisi Açısından:

Sosyal güvenlik sistemi zarar görür, ülke kaynakları israf olur. Milli refah olumsuz etkilenir.

Başa Dön


OHSAS 18001 Örnek Sistem Dokümanları

OHSAS 18001 Belgesi için örnek sistem dokümanları

Başa Dön


Örnek OHSAS 18001 Belgesi

Örnek OHSAS 18001 Belgesi

Başa Dön


iso-9001-belgesi-populer-hizmetler
ISO 9001 Belgesi

Sistem Belgelendirme

helal-belgesi-popular-hizmetler
Helal Belgesi

Gıda Belgelendirme

iso-27001-belgesi-populer-hizmetler
ISO 27001 Belgesi

Sistem Belgelendirme

vegan-belgesi-populer-hizmetler
Vegan Belgesi

Gıda Belgelendirme

dogal-gida-belgesi-populer-hizmetler
Doğal Gıda Belgesi

Gıda Belgelendirme

iso-22000-belgesi-populer-hizmetler
ISO 22000 Belgesi

Gıda Belgelendirme

iso-14001-belgesi-populer-hizmetler
ISO 14001 Belgesi

Sistem Belgelendirme

Kalitenizi "Tescillemek" ister misiniz ?